Vakti Öldürmemek

İnsan vaktini boşa geçirmemelidir. “Vakitler kılıç gibidir. Sen onu kesmezsen o seni keser” buyrulur. Özellikle nefesler sayılıdır. Elbette bitecektir. Sonra yarının nasıl olacağı, hallerin müsait olup olmayacağı da bilinmez. Bunun için fırsatı ganimet bilmek, vakitleri boşa geçirmemek lazımdır.

Şakik-ı Belhi hazretleri ilk zamanlar tüccar imişler. Rum padişahının memleketine gider gelirlermiş. Bir gidişinde Rum padişahı ile görüşmüş, sohbet esnasında, “Oraya niçin geldiğini ve memlekette ne işle meşgul olduğunu” padişah sormuş. Cevabında, “Kendisinin tüccar olduğunu, üç ayda memleketinden buraya geldiğini, üç ayda da gittiğini, üç ay burada kalarak getirdiği eşyayı sattığını, üç ayda da memlekette alacağı eşyayı tedarik edebildiğini” söylemiş. Bunun üzerine, “Pekala, sen bütün seneyi ticaretle ve yollarda gidip gelmekle geçiriyorsun. Senin Rabb’in yok mu? Ona ne zaman ibadet edersin?” diye sormuş. padişahın bu sözlerinden Şakik-ı Belhi hazretleri pek etkilenmiş ve memleketine dönerek ticareti filan bırakmış; malının hepsini dağıtmış, memleketini terkederek hakikatin arkasına düşmüş; çalışmış, gayret etmiş. Böyle yaparak pek büyük bir zat yani, Şakik-ı Belhi hazretleri olmuş.

Bununla beraber bu kıssadan, dünya işlerimizi bırakalım manası çıkmaz. insan her iki işi de görebilecek kabiliyette yaratılmıştır. Dünya işlerini yine yaparız, fakat içerimize sokmayız. Batınımız Onunla (Allah ile) meşgul olurken dışımıza mani olmaz, o işlerimiz de yürür. Hem de şimdikinden daha güzel yürür.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.