O’nun Dostu ile Dost, Düşmanı ile Düşman Olmak

Evliyaullahın büyüklerinden Abdülvahid b. Zeyd hazretleri bir defasında Cenab-ı Hakk’a şöyle arzetmiş: “Ya Rabbi! Eğer beni cennete koyacaksan orada benim eşim kim olacak?” Cenab-ı Hak da, “Senin eşin, Kufe taraflarında Meymune adında bir cariyedir” diye buyurmuş. Mübarek Kufe’ye giderek sorup soruşturmuş. Bir aşiret içinde bir köyde bu isimde bir kadın olduğunu söylemişler. Oraya gidip sormuş. Köylüler, “Meymune, bizim davarlara çobanlık eden bir kadındır, onu ne yapacaksın?” demişler.

Tariflerine göre davarları güttüğü yere gidip bakmış ki kadın orada, önüne bir sopa dikmiş namaz kılıyor. Davarlar otluyor, fakat kurtlarla iç içeler. Şaşırmış. Namazını bitirdikten sonra kadına selam vermiş. Kadın da, Abdülvahid b. Zeyd hazretlerine ismiyle hitap ederek selamını iade etmiş ve, “Buraya kadar neye yoruldun ve geldin? O dediğin şey burada değil, ahirette olacaktır” diye söylemiş.

Abdülvahid hazretleri, “Bu nasıl şeydir? Sen namaz kılıyorsun bu davarlar da kurtlarla bir arada?” diye sormuş. Kadın cevaben, “Sen ne diyorsun? Buraya niye geldin, beni niçin meşgul ediyorsun? Ben Allah ile barışmışım. Elbet koyunlarım da kurtlarla barış içinde ve böyle gezerler” demiş.

Abdülvahid hazretleri, “Bana biraz nasihat et” diye ricada bulunmuş. Kadın da birçok nasihatte bulunmuş. Bakınız, Abdülvahid b. Zeyd hazretleri gibi, evliyaullahın en büyüklerinden olan meşhur birine, bir cariye nasihat, hem de büyük hikmetler taşıyan nasihatler ediyor. Demek ki iş Cenab-ı Hakk’ı, insanın kendisinden razı etmesinde… Tabii ki Cenab-ı Hak ancak kendisinden razı olan kullarından razı olur. İşte böyle olursa o vakit kurt koyunla dolaşır. Fakat ne çare ki biz henüz kendi nefsimizin esiri ve onun karşısında aciziz. Bizim kalbimiz ve ruhumuz koyun, nefsimiz de kurt mesabesindedir. Biz de ne zaman Allah Teala ile barışırsak, o zaman bizim kurdumuz da koyunlarımıza yani nefsimiz de ruh ve kalbimize zarar veremez. Gerek nefis, gerekse ruh her ikisi de bu vücuttan haz ve nasiplerini alırlar. Biri diğerine muhalefet etmeksizin birlikte Mevla’larına giderler.

Cenab-ı Hakk’ın dostlarıyla dost ve düşmanlarıyla düşman olacağız ki O’nunla sulh etmiş olalım Nefis Allah’ın düşmanıdır, apaçık ayetlerle sabittir, bunda şüphe yoktur. Biz nefsin tarafını tutmaz da bu vücut ülkesindeki Hak Teala’nın dostları olan kalp ruh ve sırrımız tarafında olursak O’nunla barışa yanaşmış oluruz. İnsan yüce Allah’ı sevdikçe O da insanı sever. Murad-ı ilahisi ise hazret-i insanın kendisine vuslatıdır…

2 Yorumlar
  1. İsmet diyor

    Beğenerek takip ediyorum.

    1. Cordial diyor

      Teşekkür ederim…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.