Müminlerin Birbirlerine Yardımı

Hz. Ömer [radıyallahu anh] biriyle kardeş olmuşlar. Sonra bu kimse Mısır’a gitmiş. Oraya gittikten sonra ahlak ve tavırlarını değiştirmiş, eski yaşantı ve takvası kalmamış. Mısır’dan gelen birinden Hz. Ömer Efendimiz, kardeşinin ne halde olduğunu sormuş, o zat da, “O adam senin kardeşin olmaya layık değildir. O, hareket ve davranışlarını şöyle şöyle bozdu, değiştirdi” diye ayrıntılı bilgi vermiş. Bunun üzerine Hz. Ömer o kimseye, “Ne zaman Mısır’a döneceksen gitmeden önce gel de sana bir mektup vereyim, ona götür” diye tembih buyurmuş ve kardeşine bir mektup yazmış. Bu mektupta demiş ki: “Seninle biz kardeş olmuştuk. Bu sebeple, ilahi emirlere aykırı olarak şu… şu… gibi hareketlerde bulunmak sana yakışmaz.” Bu mektubunda bir de ayet-i kerimeye yer vermiş. Mısır’daki kardeşi olan zat Hz. Ömer’in [radiyallahu anh] bu mektubunu alınca ve özellikle o ayet-i kerimeyi okuyunca, “Seninle kardeşiz, işte ben tövbe ettim. O kardeşlik hukukuna riayet edeceğim. Bundan sonra birbirimizden ayrılmayalım” diye yazarak istirhamda bulunmuş. Hakikaten böyle lazımdır, kardeşlerin birbirlerine karşı bu şekilde davranması şarttır. Zaten kardeşlik bu demektir. Hak’tan uzaklaşan, işi bozan kardeşine, Allah için bu tarzda ihtar ve nasihat etmek, onu tekrar yola getirmek gerekir.

Şayet defalarca yaptığımız ihtarlarımıza karşı o kişi kendi hal ve hareketlerinde ısrar ederse, yani Hakk’a ve kendisine yakışana dönmezse, artık ona bir şey söylemek gerekmez. ihtarlarımızı kabul etmedi diye ona darılmaya, gücenmeye de lüzum yoktur. Onu kendi haline bırakır ve terkederiz. Biz de kendi işimize bakarız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.