İhlas ve Teslimiyet

Saf kalpli bir kimseye, Kabe-i Muazzama’yı tavaf ettikten sonra, demişler ki: “Sen de af kağıdını aldın mı?” O kimse, “Hayır almadım, ben bilmiyordum demek af kağıdı da alınacak öyle mi?” diye cevap vermiş. Bu şekilde onunla alay etmişler. O kimse, “Ya Rabbi! Benim de af beratımı ver” diyerek tavafa devam etmiş. Bu sefer ona şöyle demişler: “Yahu, öyle şey olmaz, bu sevdadan vazgeç!” Cevap olarak “Hayır, ben ta filan yerden gelmişim, kağıdımı almadan mümkün değil buradan gitmem”demiş ve tavafa devam etmiş. Bir müddet sonra bakmışlar ki altın oluk tarafından bir kağıt düşmüş. İçinde, “Filan kulumun af ve mağfiret beratıdır” yazılıymış. Kağıdı hangi tarafa döndürürlerse döndürsünler yazı yine o şekilde okunuyormuş. Demişler ki: “Yahu, bu olur şey değildir. Ancak senin ihlasın sebebiyle bu iş böyle oldu”.

Cenâb-ı Hakk’a nispetle hiçbir zorluk yoktur. İşte olması imkansız gibi görünen bir şey, bakarsın bir şekilde oluverir. Elverir ki bizde ihlas ve teslimiyet, kalp temizliği ve istikamet olsun.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.