Dostlarımız ve Düşmanlarımız

Cenab-ı Hak, bir ayet-i celilede, “O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.(Allah şöyle der:) “Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de” (Zuhruf 43/67-69) buyuruyor.

Evet, yarın kıyamet gününde burada birbirine dost olanların, birbirini sevenlerin bazıları orada birbirlerine düşman olacaklardır. “Ancak müttakiler müstesna” buyruluyor. İşte bu müttakilere hitaben de kendi zatına nisbet ederek, “Ey bana ait kullarım, artık sizin için korku ve hüzün yoktur” buyruluyor.

Müminlerden burada ahbap olanların, dost olanların acaba bazısı bazısına orada neden düşman olacaklardır? Bunun sebebi nedir? Evet, bunlar burada birbirlerini Cenab-ı Rabbül-alemin’e ibadet ve taatten, emirlerine itaat ve bağlılıktan, Allah için görüşüp konuşmaktan, zikir ve fikirden alıkoyarak, isyana ve gaflete sevk ettiklerindendir. Halbuki orada lazım olan da salih ameller olduğundan, bu mahrumiyetlerine kimler sebep olmuş ise onlar, o kötü dost ve arkadaşlara düşman olacaklardır. O ona, o da ona, “Sen benim felaketime sebep oldun” diyerek birbirlerine kızıp düşmanlık edeceklerdir.

Fakat müttaki olanlar bu felaketten, bu musibetten kurtulmuş olurlar. Zira onlar herkesi, kötülüğe değil, manevi ticaret ve selamete, huzur ve uyanıklığa, güzel ahlaka, aşk ve muhabbete, kısaca Allah’a sevk edeceklerinden, elbette bu rezaletlerden orada da uzak olurlar. Allah için ah etmekten başka ahbaplık ve dostluğun kıyamet gününde kin ve düşmanlık sebebi olacağı; Allah için sevmenin, gerçek kardeşliğin ise kurtuluş sebebi olacağı bu ayet-i celile ile sabittir.

Sahabe-i kiram hazeratı da, “Ya Resulallah! Biz kimlerle konuşalım?” diye sorduklarında, Fahr-i Cihan Efendimiz de cevaben: “O kimselerle konuşunuz ki zikrederseniz o daha ziyade sizi zikre teşvik eder. Günah ve haramlara düşerseniz sizi engellemeye çalışır. “

“Böyle arkadaştan daha değerli bir ahbap olmaz ve bunların edeceği iyilikten de daha büyük bir iyilik olamaz. Bunlar insanın iç dünyasını Hakk’a yöneltir ve ulaştırırlar. Tersine insanı zikir ve fikirden, Cenab-ı Hakk’a ibadet ve taatten, Hak sohbetinden, Allah’ın emirlerine itaatten alıkoyanlar ise en büyük düşmandır. Sen namaza gitmek istersin o seni alıkoymak ister. Bu gibilerden şiddetle kaçınmak lazımdır” diye izahat buyurmuşlardır…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.