Beden Kalbin, Kalp de İlahi Sırrın Karargahıdır

Beden Kalbin, Kalp de İlahi Sırrın Karargahıdır. İbrahim suresinde,

“Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti). (O ağaç), Rabb’inin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir” (İbrahim 14/24-25) buyruluyor.

Allah Teala, bu ayet-i celilesiyle, ezeldeki rabbani sevgisine, onun eserlerine ve semerelerine işaret buyuruyor. Evet, insan vücudu Kalp in, kalp de o ilahi sırların karargahıdır. Bu sır ve ilahi sevginin kökü, sabittir ki insaniyet sırrındadır. Dalları ise semaya, belki ta o Hazret’e uzanmaktadır. Bu “muhabbet ağacı” her an, Rabb’in izni ile meyvesini verir, sahibi ve diğer yaratılmışlar da bu meyveden yararlanırlar. Yüce Allah, insanı da işte bu kemalin kazanılması ve ortaya konulması için bu aleme getirmiştir. Böylece Hak da zahir olmuştur.

“Ben bir gizli hazine idim… “ hadis-i kudsisinin sırrı, yakin ehlinin malumudur. Bu yakin ehlinden Hak Teala razı olmuştur. Diğer müminler ve insanlar ister bilsinler, ister bilmesinler; ister inansınlar, isterse inanmasınlar, bunların sayelerinde gölgelenip nimetlenirler… Doğrusu budur.

Şam’da, Şeyh Ahmed namındaki bir zatın, yolda eşkıya tarafından malı gasbedilen Mecusi Behram’a teselli için gidişi ve Behram’ın cevabı malumdur. Şeyh Ahmed’in teklifte bulunması ve aralarındaki konuşma üzerine Behram’ın İslamiyet’i kabul edişi de malumdur. Behram, İslam’ı kabul eder etmez, Şeyh Ahmed biraz tefekkürle kendinden geçip bayılır ve sonra da ayılır. Bu halinin sebebini soran Behram’a der ki: “Allah Teala’dan korktuğum için bayıldım. Zira siz, bu kadar sene ateşe tapmışken Cenab-ı Hak yardım buyurdu ve İslam’ı kabul ettiniz. ‘Acaba benim akıbetim ne olacak?’ diye düşündüm ve Allah’ın korkusu ile bayıldım.”

Bunun üzerine Şeyh Ahmed’e manen, “Bu Behram’a gelen, senin sayendedir” diye müjde ulaşır ve bu suretle mübarek teselli buyrulur.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.