Azabın Her Türlüsünden O’na Sığınırız

Ey Rabbimiz! Bizi cehennem azabından koru...

“Ateş azabı”na gelince: Yalnız cehennem ateşinden değil, azabın her türlüsünden, yani, ayrılık ateşinin azabından da can yakıcı ateşin azabından da kurtulmaya niyet ve azmetmek gerektir. Bakınız, her vakit okuruz:

“Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru” (Bakara, 2/201) diye… Bu duamızda söz konusu olan dünyadaki “hasene”, huzur ve Allah ile ünsiyete ulaşmak, alışmak ve tertemiz bir hayat kazanmak… Ahiretteki “hasene” de cemal-i ilahiyi sürekli seyretmek gibi yüce bir şerefe nail olmaktır.

Bu duadaki “azabe’n-nar”a gelince: Dünyada nefis cehenneminden, ukbada da hem cehennem ateşi ve hem de Cenab-ı Hak’tan ayrılık ateşinden kurtulmaktır. Şüphe yoktur ki burada nefis cehenneminden kurtulan, ukbada da her iki ateşten kurtulur. Fakat bu ateşten kurtulmayanın da işi pek yaman ve zordur. Dıştan Cenab-l Hakk’ı bilmek ve işitmekle; bir delile dayanarak, kesin ve sağlam bir burhanla bilmek arasında çok fark olduğu gibi, Hak ile Hakk’ı bilenlerin ve müessirden esere gidenlerin diğerlerinden ölçülemeyecek derecede farkı vardır. Öncekilere misal olarak Hz. Yusuf’un biraderlerini, ikincilere de misal olarak Hz. Yakub’u [aleyhisselam] gösteriyorlar. Şöyle ki: Kardeşleri, Hz. Yusuf, Mısır azizi olduktan sonra, kıtlık dolayısıyla, zahire almak üzere Mısır’a gitmişler ve Yusuf [aleyhisselam] ile Bünyamin arasındaki gizli konuşmadan sonra, Melik’in ölçeği Bünyamin’in çuvalında çıkıp da sorguya çekildikleri vakit Yusuf’a [aleyhisselam] karşı, “Bunun, yani Bünyamin’in bir kardeşi daha vardı, o da böyle hırsızdı” demişlerdi. Gerçi bunlar Hz. Yusuf’u biraz teşhis eder ve tanır gibi olmuşlarsa da tam ve sağlam bir şekilde tanıyamadıkları, Hz. Yusuf’un yüzüne karşı yaptıkları o büyük iftira ve bühtandan anlaşılmaktadır. İşte kardeşlerinin Hz. Yusuf’u teşhis eder gibi olmaları dıştan veyahut delillere dayanarak Hakk’ı bilenlere misaldir.

Hz. Yakub [aleyhisselam] ise, her ne kadar diğer oğulları, Hz. Yusuf’un öldüğünü kendisine söyledilerse de bir türlü inanmadı ve Kur’an ayetlerindeki ifadeye göre, Hz. Yusuf için çok üzülerek durmadan ağladı. Nihayet,

“Kafile (Mısır’dan) ayrılınca, babaları (yanındakilere), ‘Eğer bana bunamış demezseniz inanın ben Yusuf’un kokusunu alıyorum!’ dedi. (Onlar da,) Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın’ dediler. Müjdeci gelince, gömleği onun Yüzüne koyar koymaz (Yakub) görür oldu. ‘Ben size, Allah tarafından (vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim’ demedim mi!’ dedi” (Yusuf 12/94-96) ayet-i celilesinde, “Yusuf’un hayatta olduğunu ve onun kokusunu aldığını söyleyen Hz. Yakub’un onu aramalarını emrettiği ferman buyruluyor ki Hz. Yakub da [aleyhisselam] Hakk’ı Hak ile bilenlere, müessirden esere delil getirenlere misaldir. Hakk’ı Hak ile bilenlerin delil ve mürşidleri Kur’an-ı Azimüşşan’dır. Hakikatte ise imam ve delilleri Resulullah Efendimiz’dir [sallallahu aleyhi vesellem].

Hakk’ı Hak ile bilenlere ikinci bir misal de Bünyamin’dir. Hz. Yusuf, diğerlerine ikişer ikişer sofra açarak Bünyamin’i yalnız bırakmış ve kendisi de onunla yemek yerken ona kendisini tanıtmıştı. “Ben senin kardeşin Yusuf’um” dedikten sonra, babasının yanına gidip gitmemek veya kendi yanında kalıp kalmamak konusundaki arzusunu sordu. Bünyamin kesinlikle kendisini terkedemeyeceğini söyleyince, “Benim yanımda kalmayı arzu ediyorsan biraz rezil olmayı göze alman gerekiyor” dedi. Bünyamin, “Ne olursa olsun kendisinden ayrılamayacağını” tekrar bildirince, Kur’an’ın açıkça belirttiği şekilde, Melik’in su kabının yapılan aramada yükü içerisinde bulunarak Bünyamin’in rüsva olduğu malumdur. İşte bu sebeple Bünyamin de Hak ile Hakk’ı bilenlere misaldir.

Yine, “muhabbetullah”, “marifetullah” hangi gönülde bulunursa o padişahlar padişahı da onu kendisine alır, diğerleri mahrum ve perdeli kalır.

Cenab-l Hakk’a marifet işte bu üç surededir ki  birer misal ile anlatılmış oldu. Fakat Hak ile Hakk’ı bilmek ve bulmak başka bir manadır. Burada delillere ve burhana asla ihtiyaç yoktur. Bu Yusuf suresi hayret dolu sırların toplandığı bir suredir…


 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.