Ameller Niyetlere Göredir

Ameller, sağlam niyetlere bağlıdır ve herkes için ancak niyet ettiği şey ona amel olur. Evet aynı amelden niyete göre; on, yüz, üç yüz, yedi yüz, bin, yüz bin veya hesapsız sevap ve ecir alınır. İlahi muradı göstermek için olan, sadece Allah için olan sağlam ve ihlaslı niyete hesapsız karşılık ihsan olunur. Dünyaya, ahirete veya nefse ait niyetlerin de ecri ona göredir.

Evliyaullah, sayılı nefeslerini ve aziz ömürlerinin kıymetini pek iyi takdir ettiklerinden hiçbir şeyde halis niyeti terketmezler. Tuvalete bile sağlam bir niyetle giderler. “Kişiler niyetleri üzerine haşrolunur ve mahşere gelir” hadis-i şerifinden de anlaşılacağı gibi.

Bununla birlikte insan ehl-i Hak olmadıkça, niyeti “Allah ile” ve “Allah için” olmaz. Zira görünüşe ve zahir ölçülere göre hareket edenler Hak ile olarak, Hak için niyet edemezler. Muhakkak nefislerinden bir şeyler karıştırırlar. Sufiler için sağlam niyet, bu yolda en önemli unsurdur. Hakk’ı bilmeye ve bulmaya samimi bir şekilde niyeti olan bir salik elbette Hakk’ı bilir ve bulur. Böyle bir niyet ise ilahi cezbenin yardımına muhtaç ve uygundur. Tarik-i Nakşı ise cezbesiz değildir. Fakat müridlerde bu cezbe birbirinden farkIldır. Cezbe, irade olmaksızın gönlün Cenâb-ı Hak tarafına çekilmesi, meyil ve muhabbetidir.

Muhabbetin kökünün ve aslının da tarikat olduğu, “Muhakkak Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve niyetlerinize bakar” hadis-i şerifiyle açıklanmıştır. Sağlam niyet için nefis mertebesinde bire on, kalp mertebesinde bire yüz, ruh mertebesinde bire üç yüz veya yedi yüz, sır mertebesindeyse bire hesapsız ecir verilir. Zira sırda Hakk’a Hak ile ve Hak için kulluk icra olunur.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.